23 Aralık, 2008

Merhaba

Biliyorum en son buraya birşey karaladığımda, sanırım fındık hasat zamanıydı. ( Gel gelelim bugün, fındığın büyük kısmını haftalar önce satmış ve parasını bekler durumdayım. )

Hemen bir şeyler yazmak için şu yazma ekranının açılmasını o kadar sabırsızlıkla bekledim ki, sanki açıldığında ilham perilerim etrafıma doluşacak ve sayfalar dolusu yazmamı sağlayacakmış gibi. Tabii, ben bir an önce yazmaya başlamak için acele ettikçe, internet o kadar yavaşlıyor gibiydi. Bunda Türk Telekom’un etkisi de büyük.

Hah periler pırrrr uçuverdi. Değişik bir şey farkettim aniden. Yazmaya başlamadan önce ( henüz yazı ekranını bile açmadan ) kafamda o kadar yazmayı düşündüğüm şey vardı ki, nasıl yazacağım bu kadar şeyi diye endişelendim. Ama şu an yazıyorum ve aklıma şu an kendi sitemden dinlediğim müzik dışında yazacak bir şey gelmedi aklıma.

Zerzevat* adam üstüne salçayı saldılar biberli yağa buladılar hafif ateşte kızarttılar ama ellerinden kaçırdılar. Zerzevat adam sonra da onu buldular televizyonun başında çılgın bir elmas vardı artık bakışlarında zerzevat adam.

Baba Zula

Yazının tamamını oku »

Etiketler: , , , , , , ,

21 Nisan, 2008

Mevsimler arasında en çok sevdiğimdir ilkbahar. Haberci aydır kendisi. “Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek” şarkısındaki çiçeklerin açtığı mevsim bu mevsimdir.

fındık

Geçen gün fındık bahçemize gittiğimizde kendi elceğizim ile fotoğraflar çektim. Bunların arasından seçtiğim iki adet fotoğrafı paylaşmak isterim. Açan çiçeklere bakılırsa bu sene bereketli bir yıla benziyor.

Yazının tamamını oku »

Etiketler: , , , , , ,

Linux - WindowsBilgisayarınızı hızlandıracak şeyler dediğimizde ilk aklımıza gelen, yeni bir ram almak ya da işlemci hızını yükseltmek gibi seçenekleri düşenebiliriz. Ama farketmediğimiz bir hızlandırma yöntemi de var.

Çift çekirdek bir işlemcili bir bilgisayarınız var ve hâla normal günlük işlerinizi yaparken bile bilgisayarınızda olumsuzluklar veya yavaşlık hissediyorsanız, sorunu biraz da kendinizde aramalısınız.

Bilgisayar konusunda ne kadar acemi kullanıcı olsanız bile, sizinde yapabileceğiniz ayrıntlılar var. Bunlardan biri de önce kendinizden veya kendi bilgisayar kullanma yönteminizde saklı.

İşte size bilgisayar hızınızı artıracak ve sisteminizi toparlayacak öneriler. Okuyun, uygulayın, hızınızın arttığını farkedeceksiniz.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Biraz sitemizden bahsetmek istiyorum. Şu an altı kategori altında toplam on iki yazı var. Bu yazılara yapılmış 29 yorum bulunmakta.

Tekil ziyaretçi sayımız yerlerde sürünüyor. Ama siteye gelen ziyaretçiler genelde yorum bırakmadan çıkmıyorlar. Bu da gösteriyor ki siteye gelen kişi, aradığını bulmuş.

Google ile ilgili bilgilere gelirsek, hemen söyleyeyim, pagerank değerimiz; üç. Bilmeyenler için belirtelim. Pagerank, google arama motorunun sitelere on üzerinden verdiği nottur.

Ufak bir hatırlatma yapalım. Sadece on iki yazı için pagerank değerinin üç olması küçümsenemeyecek birşey (en azından benim açımdan). Buradan anlaşılıyor ki, sitemiz için doğru seo (Arama Motoru Eniyileme – Search Engine Optimization) uygulaması yapabilmişiz.

Ayrıca arama motorunun anahtar kelimeleri de bize gösteriyor ki ziyaretçiler arama motorundan aradıkları kelimeler için, sitemizdeki doğru içeriğe eriştiler.

Sitede dikkat çeken en büyük sorun elbette yazı sayısının azlığı. Daha sık yazmam gerektiğinin farkındayım. Bu kadar emeğe rağmen, bir internet sitesi için içeriğin herşey olduğunu biliyorum. Daha güzel yerlere geleceğini ümit ediyorum.

Etiketler: , , , , ,

24 Şubat, 2008

İnternet yaşamı çok kısa sürse de, bir sahte facebook sitesi geldi geçti. Adresi kendine özel www.facebook.com.tr. Bu adresi nasıl aldıklarını haala aklım ermiyor. Turkmag sitesinde de bahsettik biraz. Arkasından gerekli yerler bilgilendirildi sanırım. (Turkmag’deki haberin yorum kısmında facebook’tan gelen cevabı görebilirsiniz.)

Kısa bir süre (ertesi sabah) firefox’um bu siteyi bir yemleme (phishing) sitesi olarak algıladı ve beni uyardı. Ardından bu alan adlarının satışında tek yetkili olan nic.tr yanlışından döndü ve alan adını (facebook.com.tr adresini) askıya aldı.

Olayların çok hızlı gelişmesinden olsa gerek internet aleminde pek dikkat çekmedi bu olay.

Bu kadar erken önlenmesinde en büyük etken, internet kullanıcılarının sağduyusu ve sorumluluğu oldu.  Aksi durumda bir çok internet kullanıcısı kendi hesabına girmek niyetiyle kullanıcı adını ve şifresi yabancı kişilerin ellerine geçecekti.

Etiketler: , , , , , ,

23 Şubat, 2008

İlk olarak Az ve Öz‘de rastlamıştım bu şiire. Nazım Hikmet‘in Vatan Haini şiirini, Genco Erkal‘ın sesinden ve Fazıl Say‘ın piyanosundan dinleyebilirsiniz

Seslendirme ve orkestra, gerçekten etkileyici bir çalışma olmuş.

[coolplayer]
Nazım Hikmet – Vatan Haini Şiiri
[/coolplayer]

VATAN HAİNİ
“Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson´un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
“Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

28.7.1962

Etiketler: , , , , , ,

19 Şubat, 2008

Turkmag ataçlı dergide üç yazıdan oluşan, makale tadında bir seri yayınlandı. Belki de web 2.0 hakkında anlatılması gereken bir konu işlendi. Konu şu: Acaba internetteki uygulamalar, bilgisayarımızdaki yazılımları yerini tutabilirler mi ? Her ne kadar web2.0 içinde bir konu olsa da ben bunları web 3.0 için ilk adımlar olarak görüyorum.Web2.0

Sırayla okuyun. İlk yazı daha çok web 2.0 uygulamaları kullanmanın yararları ve eksik yanları hakkında tanım niteliğinde bilgiler içeriyor. Sonraki iki yazıda ise ufkunuzu genişletecek web 2.0 örnekleri bulacaksınız.

Neden Web2.0?

Yazılımlara Alternatif Web2.0 Uygulamaları-Bölüm I

Yazılımlara Alternatif Web2.0 Uygulamaları-Bölüm II

Keyifle okuyunuz.

Etiketler: , , , , ,

31 Aralık, 2007

Aylardır siteye tek bir satır yazmış değilim. Yılbaşı vesilesi ile bir şeyler söylemek istiyorum.

Tanıdık tanımadık, herkese iyi seneler !! Yeni yılda tüm hayallerin gerçekleşmesi dileğiyle. Sağlıcakla kalın efendim.

Etiketler: ,

Bu spam (Bu kelimenin Türkçe’sini bulamadım. Özür diliyorum. Bizim ahlak anlayışımızda böyle şeyler olmadığı için dilimizde yer almıyor sanırım. Bize yabancı bir kelime kalmalı da.) konusunun sadece e-posta için söz konusu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Yaklaşık üç dört ay önce cep telefonuma gelen avea reklamları yüzünden gına gelmiş bir bünyenin çaresizliği içinde müşteri hizmetlerini aradım. Bana gayet anlayışlı bir şekilde bu reklamların ve servis bilgilerinin gelmesini iptal edebileceğimi söylediler. Ben de hemen iptal ettirdim tabi ki. Daha sonra da bir arkadaşımın tüm bu bilgilerin zaten internette hesapta görüldüğünü oradan işlemlere bakabileceğimi söylemesiyle avea.com.tr adresine girip baktım. Evet herşey normal gözüküyordu. Benim iptal ettiğim gibi gözüküyordu.

Gelelim sadede. Malumunuz avea bir süre önce patlican.com.tr ismi altında sosyal bir site hizmete soktu. Ne işe yarar ne olur ne biter bilmiyorum. Ama duyduğum kadarıyla bir pazarlama hatası yapıp (hüsran demek daha doğru olur) patlican.com adresinin ziyaretçileri çekebileceğini göz ardı etmişler. Öyleki siteye aveanın patlıcanı diye gitmişler başka patlıcana. O kadar emeğe ve patlican.com adresinde hiç bir içerik olmamasına rağmen ziyaretçi sayıları hemen hemen aynı.

Bir süre önce cep telefonuma şöyle bir kısa ileti aldım;

Patlican.com.tr’yi tiklican, surprizlerle, konserle yurt capinda patlican! Ucretsiz uyelik icin 4362ye SMS atican. Patlican! Avea’dan bir genclik patlamasi!

Gönderen:Patlican

Yazının tamamını oku »

Etiketler: , , ,

Bu yazımda beni çok rahatsız eden istenmeyen e-postalardan bahsetmek istiyorum. İnsanların bu konuda ne kadar bilgisiz olduğunu çevremde görüyorum. Öncelikle bir tanım yapmak gerekirse;

Internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tip bir mesaji alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte gönderilmesi Spam olarak adlandırılır.

Spam hakkında daha fazla bilgi

mektup2.png

Bu iletileri atan insanlar bizim adreslerimizi nerden buluyor?

  • internet sayfalarından: Tek tek siteleri dolaşıp e-posta adresi toplamıyorlar. Bunun yerine internet sayfalarını tarıyorlar ve seninadın@e-posta.com şeklindeki adresi yokluyorlar.
  • veri tabanlarından: kırılan bir sitenin veritabanından
  • e-posta gruplarından: her gördüğünüz yere e-posta adresinizi yazmayın
  • çoklu e-posta atan arkadaşlar sayesinde: Forward denen yöntem sayesinde çok saygıdeğer arkadaşlarımız bile bu tip gülünç e-postalar atabiliyor.
    Bir kaç ilginç veya gülünç e-posta örneği sunmak istiyorum.
  1. 1000 kisiye gonderirseniz, microsoft/disney/ibm/falanca size bedava bir tatil/uçak/yazılım/vs. gönderecek!
  2. “uyandigimda buz dolu bir kuvetin icindeydim, ve bobreğim yerinde yoktu!!”
  3. Bu mektubu 10 kisiye gondermezseniz suratinizda sivilceler çikar/basiniza kötü şeyler gelir/köpeğiniz evden kaçar/vs!
  4. KFC (Kentucky Fried Chicken) garip tavuklar üretiyormuş. (sırf bu yüzden bir grup insan önünde protesto gösterisi yapmış)
  5. MSN parali olacakmis, bunu 18 kisiye yollayin, yeşil adam mavi olacak.
  6. Falanca hastanede yatmakta olan kanser hastasi kız/kalp hastası oğlana kartpostal/email/vs gönderin.
  7. Bu duayı 7 kişiye gönderirsen duan kabul olur.

Dikkat edilecek olursa bu gibi bilgilerin güvenirliği kontrol edilemeyecek şeyler. Bu yüzden bu tip e-postalar hemen hemen istinasız gereksizdir. Kaç kişiye yollarsanız yollayın dileğiniz gerçekleşmeyecek.

İstenmeyen e-postalar alıcının hem vaktini alır hem de gereksiz yere kaynakları kullanır.

Önemli olan bir nokta ise, istenmeyen e-postalar aldığımızda göstereceğimiz tepki e-postayı gönderen insanların amaçlarına hizmet etmemelidir.

Yazının tamamını oku »

Etiketler: , , , ,